Bu soruya bayılıyorum. Çünkü arkasından hemen şu ezber geliyor: FANatic ve magaZINE kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiş fanzin kelimesi bağımsız, hiyerarşik yapılardan uzak falan filan… Uzun bir ezber cümlesi yani. Üstelik pek açıklayıcı da sayılmaz. Örneğin ben, fanzin nedir diye araştırdığım ilk zamanlar bu kelimeleri anlamlandıramamıştım. Fanatik derginin ne olabileceğini soruyordum kendime. Mesele çıkış noktasında gizliymiş. Fan Dergileri demekmiş fanzin. Bilimkurgu severlerin dergilerde okudukları ve devam etmesini istedikleri öykülerin devamını yazmaları ve bunu da fotokopi yoluyla başka bilimkurgu severlere ulaştırmasıyla ilintiliymiş. Ancak mesele şu anki haliyle belki de hiç olmadığı kadar karışık.
Artık fanzinciler (İngilizcede zinester denilen kişi) sürekli birbirini, bu fanzin değil, çığlıklarıyla eleştiriyor. Kabul ediyorum. Etrafa tükürüp durmak çok zevkli. Fakat fanzin yapmak için bir şeyler araştıran, adını duyup da bu neymiş diye googlelayan birinin sağlıklı bilgi alması için ortalık çok karışık. Çünkü bir şeyler yapmış ya da yapma fikri olan birinin, bu araştırmalar sonunda öğrendiği ilk şey şüphesiz yaptığı şeyin birilerine göre fanzin olmadığı olacak. Ama sakin olun, rahatlayın. Kazın ayağı öyle değil.
Fanzinin dünya ve ülkemiz özelinde tarihçesini bir yerlerde bulabilirsiniz çok merak ediyorsanız. Muhtelif sitelerde, kitaplarda bilgiler var. Ama baştan söyleyeyim, bu o kadar da gerekli bir bilgi değil. Bir marangozun marangozluk tarihini bilmesine gerek yok. Sadece işini yapmalı. Bilmesi kötü mü? Elbette hayır. O zaman da yapılmış ve yapılmamış fikirleri, ürünleri görür. Kendisinden önce Mars’a ayak basmış bir astronotun haritasını incelemek gibidir. Hataları ve kısa yolları öğrenebilirsiniz. Ama sizi tökezletip, frenlettiği de olur. En önemlisi kendi haritanızı çizemezsiniz. Bütün o ezber bilgileri öğrenmek yerine önünüze bir kâğıt alıp üzerine istediğinizi yazın ve çizin. Bu kadar. İşte size fanzin. Zımbaya, katlamaya, özel tanıtımlara gerek kalmadan bir fanzininiz oldu. Fanzinin Anatomisi kitabından alıntılarsam:
“Hayvanlar hakkında bir fanzin yapabilir miyim?” Evet. “Dergiden bir şeyler alıp onları başka bir şeye çevirsem fanzin sayılır mı?” Evet. “Sadece bir şeyler çizsem ve dergiden bir şeyler kessem?” Evet. “İstediğim şekilde olabilir mi?” Evet.
Bu alıntıyı yaptığım bölümün başlığı da “Fanzinler Tam Bir ‘Evet’ Şeyi”. Fanzinin temel meselesi budur yani. Başlangıcını düşünün. İnsanlar çok sevdikleri öyküler bitmesin istiyor ve devamlarını kendileri yazıyor. Alın size kendin yap felsefesinin özü.
Fanzin türleriyle ilgili birkaç örnek verip yazıyı bitiriyorum. Yine Fanzinin Anatomisi kitabından geliyor. “Yemek, etimoloji, belirli şehirler, kadın sağlığı, akıl sağlığı, kronik hastalık, taciz ve travma, ebeveynlik, ilişkiler, oda arkadaşları, politika, lgbt sorunları, feminizm, müzik, tarih, seyahat, belirli işler, başka fanzinler, farklı şeyler nasıl yapılır ve herhangi özel bir odak noktası olmayan, gündelik hayattan hikayeler içeren bir dizi günlük tarzı perzinler [(personal zine) kişisel fanzinler]…
Kısacası sadece yapın. Fanzinin en güzel tarafı budur. Özgürce yapabilmek, üretebilmek.
Örnekleri görmek için küçük kaynakça (Bunlara eklenebilecek ve konuyu biraz daha genişleten başka kaynakçalar da mevcut. Fakat şimdilik bunlar yeterli diye düşünüyorum.)
- Fanzinin Anatomisi/Karin Hamlin/underground poetx
- Yeni Nesil İçin Mondo trasho Arşivi/ Sub Press
- Laneth/ Altıkırkbeş Yayınları
- Kolum/CSNS Yayınları (izmiryer6distro)
İnternet Siteleri




